Genel Anlam
İbn-i Şirin: Rüyada sayısal şeyler görmek; iyiye tabir edilir. Bir lira, bir kuruş vb. gibi bir adetli şeyler; iyiye işarettir. «Kim (Allah huzuruna) bir iyilikle gelirse ona getirdiğinin ön katı vardır. Kim de kötülükle gelirse, o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır.»[166] Kirmanı: Bir; iyiye… İki; üzüntüye… Üç; faydası olmayan işe. [O: Rabbim! dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Allah: Şana işaret, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamamandır, buyurdu.»[167]].
Kadınlara Özel Yorumlar
Dört; iyiye… [«Göklerde ve yerde olanları Allah’ın bildiğini görmüyor müsün? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O’dur.»[168]] Beş; beş vakit namaza işaret olduğu için iyiye… Altı; sön derece güzel bir netice ve murada. [«O, hanğinizin amelinin daha güzel olacağı husüsunda sızı imtihan etmek için, Arş’ı şu üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır.»[169].
Dini ve Manevi Yorumlar
Yedi ve sekiz; kötüye… [«Allah önü, artarda yedi geçe, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmı, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.»[170]] Dokuz ve ön; zahmet ve fesada… [«Kurban kesmeyen kimse haç günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam ön gündür.»[171]] Ön bir; iş hayatınızın sön bulacağına….
Ön iki; iyiye… [«Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah’ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı ön iki ölüp, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bü doğru hesaptır.»][172] Ön üç; işlerinizin kötüye gideceğine… Ön dört; iyiye… Ön beş; dağınıklığa… Ön altı; işinizin yolunda gideceğine… Ön yedi; kötüye giden işinizin tekrar düzeleceğine… Ön sekiz; muradınıza eremeyeceğinize….
Ön dokuz; zahmetsizce iş sahibi olacağınıza… [«Üzerinde ön dokuz (muhafız) vardır.»[173]] Yirmi; gelir elde edeceğinize ve düşmanınızı alt edeceğinize… Otuz; birine işinizin düşeceğine ve ondan yardım alacağınıza… [«Musa ile otuz geçe (bana ibadet etmesi) için sözleştik.»[174]] Kırk; işlerinizin kötüye gideceğine. Elli; sıkıntıya veya faydasız işe… [«Andolsun ki biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı.
Aile ve İlişkiler
Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.»[175]] Altmış; yemininizi bozacağınıza… Yetmiş; arzu ettiğiniz şeyin geç gerçekleşeceğine… Seksen; zinayla itham edileceğinize… Doksan; varlıklı ve büyük bir aile kızıyla evlenmek istediğinize… Yüz; hayır ve berekete… [«Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır.»[176]] İki yüz; düşmanın zafer kazanacağına….
Üç yüz; arzu ettiğiniz şeyin geç gerçekleşeceğine… [«Onlar, mağaralarında üç yüz yıl kadar kaldılar.»[177]] Dört yüz; düşmanı alt edeceğinize… Beş yüz; işinizde duraklama olacağına… Altı yüz; murada ereceğinize… Yedi yüz; zorluktan genişliğe çıkacağınıza… Sekiz yüz, dokuz yüz ve bin; düşmana karşı zafer kazanacağınıza… [«Fakat şimdi Allah size savaştaki hükmü hafifletti ve bildi ki sizde muhakkak bir zaaf var.
Artık sizden yüz tane sabır ve sebat sahibi, iki yüzü yener ve sız bin kişi olsanız Allah’ın izniyle iki binini alt edersiniz ve Allah, sabır ve sebat edenlerle beraberdir.»[178]] İki bin ve üç bin; kuvvet bulacağınıza… Dört bin; zarara uğrayacağınıza… Beş bin; bereket ve mutluluğa işarettir. Altı bin; zafer ve fethe… Yedi ve sekiz bin; işlerinizin iyiye gideceğine… Dokuz bin; işlerinizin kötüye gideceğine….
Olumsuz Yorumlar
Ön bin; zarara uğrayacağınıza… Yirmi bin; düşmanı alt edeceğinize… Otuz bin; zafer elde edeceğinize… Kırk bin; yardım ve zafere… Elli bin; sıkıntı yaşayacağınıza… [«Melekler ve Ruh, kendilerine emredilen yere çıkarlar bir günde ki miktarı elli bin yıldır.»[179]] Altmış bin; mutluluğa… Yetmiş bin; düşmanın galibiyetine… Seksen veya doksan bin; düşmana galip geleceğinize… Yüz bin; arzu ettiğiniz şeyleri elde edeceğinize işarettir. «Ve önü yüz bin kişiye, yahut daha da artmakta olan bir topluluğa peygamber olarak gönderdik.»[180].
Gelecek İşaretleri
dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmı, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.»[170]] Dokuz ve ön; zahmet ve fesada… [«Kurban kesmeyen kimse haç günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam ön gündür.»[171]] Ön bir; iş hayatınızın sön bulacağına… Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.»[175]] Altmış; yemininizi bozacağınıza… Yetmiş; arzu ettiğiniz şeyin geç gerçekleşeceğine… Seksen; zinayla itham edileceğinize… Doksan; varlıklı ve büyük bir aile kızıyla evlenmek istediğinize… Yüz; hayır ve berekete… [«Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır.»[176]] İki yüz; düşmanın zafer kazanacağına… Üç yüz; arzu ettiğiniz şeyin geç gerçekleşeceğine… [«Onlar, mağaralarında üç yüz yıl kadar kaldılar.»[177]] Dört yüz; düşmanı alt edeceğinize… Beş yüz; işinizde duraklama olacağına… Altı yüz; murada ereceğinize… Yedi yüz; zorluktan genişliğe çıkacağınıza… Sekiz yüz, dokuz yüz ve bin; düşmana karşı zafer kazanacağınıza… [«Fakat şimdi Allah size savaştaki hükmü hafifletti ve bildi ki sizde muhakkak bir zaaf var.